Takvimim sensin

… ve sonra apar topar yola koyuldum. Tam bu sırada aklıma bir soru takıldı. Soruyla biraz takıldıktan sonra takıştık. Soru basitti. Bugün günlerden ne sorusunun cevabını nasıl alıyoruz ? O an o söz aklıma geldi. Takvimim sensin. Neyse konumuza eskiden takvim vardı. Ah ah o eski Vim kelimesi farsçadaki vimâ kelimesinden gelmekte. Bu kelime tarihin […]

Çiftlik bank

… ve sonra apar topar banka oturdum. Bank. Bana bir şey söylemek istiyordu sanki. Adı neden banktı acaba ? Bankayla bir alakası olabilir miydi ? Belki de bankadan kredi alan insanların oturması gereken yerlerdi banklar diye düşünürken bank birden konuşmaya başladı. “Para para para” dedi. Napolyon’dan mı alıntı yapıyordu yoksa şarkı mı söylüyordu anlamamıştım. Ona […]

Yin Yang Felsefesi

… ve sonra apar topar dolmuşa bindim dolmuşta sadece en arka sırada boş yer vardı. Oraya oturmak istemiyordum. Çok sıkışık ve zor bir yolculuk olacaktı. Oturmamak için para transferini sağlayan çalışan taklidi yapmaya karar verdim. Dolmuşun içinde birbirini para uzatmak için dürterken omzunu morartma ihtimali yüksek yaşlı teyzeler, dürtülmemiş gibi yapan saçını az önce yaptırmış […]

Taksici

… ve sonra apar topar bir taksiye bindim. Taksiciye ona globalleşen dünya hakkında ne düşündüğünü evrim teorisi hakkındaki fikirlerini ve neden trafik olduğunu sordum. Taksici önce bana bir bakış attı. “Sen maymundan gelmiş olabilirsin ama benim atalarım anlı şanlı Osmanlı” demek istediği bakışlarından seziliyordu. Derin bir nefes aldı. Vitesi boşa attı. Gözlerimin içine bakarak “Metal […]