Dağ Başında Yalnız Dolap

 

…ve sonra apar topar kafamı kaldırmamla bir dağın başında olduğumu fark ettim. Eski bir buzdolabı vardı sadece. Ben ve eski bir buzdolabı. Ne bir başka canlı ne de başka bir nesne yoktu etrafımda. Issız bir dağın tepesinde ben ve eski bir buzdolabı. İçimden “ bu ne biçim hikaye böyle “ dedim. Hafiften mırıldandım. Gülümsedim. Sonra aklıma buzdolabının kapağını açma fikri geldi. Zaten sizi de bir dağın tepesine buzdolabıyla yalnız başınıza koysalar aklınıza gelecek ilk şey olmasa da illa ki aklınıza gelir buzdolabının kapağını açmak. Burda ne işim var. Ben buraya nasıl geldim ve burası hangi dağ sorularını kendime sordum ve bu soruların cevabını alamadım. Bu sırada içimde karşı konulamaz bir buzdolabının kapağını açma arzusu oluşmaya başladı. Artık engel olamıyordum. Eski bir buzdolabı olduğu için biraz tereddüt etsem de kapağını açmaya karar verdim. Bunu ilk başta kibarca denedim. Olmuyordu. Sonra biraz daha yüklendim. Ve biraz daha. Olmuyordu. O olmadıkça ben daha da hiddetleniyor daha da fazla bir güçle açmaya çalışıyordum. Benim karakterim istediğim şeyi ne yapıp edip elde etmemdir. Çocukluğumdan beri ailem beni bu şekilde pumpladı. Sen bir şeyi gerçekten istersen elde edersin. İsteyip de yapamayacağın hiç bir şey yok. Bana öğrettikleri tek şey bu olmasa da belki de en önemlisi buydu. Sonra o dolabın kapağını açmak için tüm gücümle yüklendim. Bütün gücümle yüklenince dolap açıldı. Ama hiç hesaba katmadığım bir şey olmuştu. Dolabın kapağı elimde kalmıştı ve ben kapakla beraber dağdan aşağı doğru düşmeye başlamıştım. İlk başta yüzümde bir hassiktir ifadesi oluştu. Devam eden saniyelerde düşmem hemen bitmedi ve yaklaşık 30 saniye dağın tepesinden aşağı düşüyordum korku heyecan ölümle yüzleşme o kadar uzun sürdü ki o düşüş bir yerden sonra artık bitsin düşeyim de öleyim hissini yaşadım. Bir olayın devam etmesindense ölmeyi tercih etme isteği. Bu hissi bir çoğunuz bilmez. İlk kez o an yaşamıştım ben bu hissi. Tam yere çakılacağım an geldi. Ölüyordum. Her şey bitmişti. Ve o an sıçrayarak uyandım.

Bu rüyayı gördükten sonra üstünde uzun uzun düşünüp zihnimin bana anlatmak istediği şeyi bulmuştum. O sıralar gerçekten takıntı yaptığım bir durum vardı. Ve o durum dolaptı. Bense kapağı açmak istiyordum. Ama bu hataydı. Eğer tüm gücümle kapağı açarsam ölecektim. Bu bana iyi gelmeyecekti. Ve kapağı açsam bile dolabın içinde ne olduğunu bile göremeyecektim. O günden sonra planlarımı dolabın kapağını açmak yerine dolabın içinde ne olduğunu öğrenmek olarak değiştirdim. Zihnime bana bu rüyayı gösterdiği için teşekkür ettim. Rüyamı babama anlattığımda bana “Oğlum uyurken bi yerin açıkta kalmış olmasın” diye sordu. Sanırım haklıydı. Hiç bu açıdan düşünmemiştim. Ve sonra apar topar …

Yazar: admin

84 thoughts on “Dağ Başında Yalnız Dolap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.